İş kazası nedir?

Sigortalı çalışanın işyerinde uğradığı ve o an ya da daha sonra işgücü kaybı, yaralanma, sakatlanma gibi sonuçların doğmasına sebep olan kaza/olay iş kazası olarak kabul edilir.

 

İş Kazası Neticesinde Ceza Soruşturması

İş kazasının meydana gelmesiyle birlikte bağlı olunan kolluk birimine işveren tarafından bildirim yapılmalıdır. Bağlı olunan kolluk birimi polis olabileceği gibi jandarma da olabilir. Bildirimin yapılmasıyla birlikte ilgili iş kazası için dosya açılacak ve kolluk birimleri tarafından tahkikat aşamasına geçilecektir. Burada bir ölümün varlığı halinde dosya ile bizzat Cumhuriyet Savcısı ilgilenecek ve şayet kusurlu şahısların tespiti ile birlikte bu kusurlu kişiler aleyhine ceza davası açacaktır.

İş kazası nedeniyle ölüm meydana gelmesi halinde, şayet ilgililere kusur atfedilebilmişse Türk Ceza Kanunu’nun ilgili hükümleri gereği ceza davası açılacak ve şirket yetkilileri ve sorumlulukları tespit edilen şahıslar sanık olarak yargılanacaklardır.

 

İş Kazası Neticesinde SGK Tarafından Açılacak Rücu Davaları

İş kazası neticesinde kusur oranlarının belirlenmesi ve işçiye, üçüncü kişiye veya işverene kusur izafe edilmesi söz konusu olacaktır. Bu kusur oranları neticesinde işçiye, geçirmiş olduğu iş kazası neticesinde gerekli yardımlar yapılacak, aylık bağlanacak ve işçinin maddi açıdan tatmini sağlanmaya çalışılacaktır. Nitekim bu yardım Kurum tarafından karşılanacak ve Kurum da kusurları oranında ilgililere rücu edecektir.

İş kazası neticesinde, iş kazası geçiren işçinin sigortasının başlatılmamış olması, primlerinin yatırılmamış olması vb durumlarda iş kazası ödenekleri için Kurum gerekli ödemeyi yapacak fakat işverenin usuli kusurları nedeniyle işverene rücu etme hakkına sahip olacaktır.

İş kazası neticesinde kusur oranları belirlenirken meydana gelen iş kazası işverenin kasti hareketiyle meydana gelmiş olabilir. Yine işverenin işçilerin sağlığını korumaya yönelik düzenlemelere uymaması, mevzuatın gerektirdiklerini yerine getirmemesi nedeniyle de iş kazası meydana gelmiş olabilir. Son olarak iş kazası, işverenin Türk Ceza Kanunu anlamında suç sayılır bir hareketi nedeniyle de meydana gelmiş olabilir. İşte bu üç halde de işverenin kusurlu olduğu açıktır. Kurum, kusurun işverende olması nedeniyle işverene rücu edebilecektir.

 

İş kazası sonucunda açılabilecek tazminat davaları nelerdir?

İş kazasının gerçekleşmesi durumunda işçi maddi ve manevi tazminat talep etmek için tazminat davası da açabilir. Bu davaların açılması işçinin inisiyatifindedir. İş kazası sonucunda işçinin açabileceği üç çeşit tazminat davası vardır. Bunlar; maddi tazminat davası, manevi tazminat davası ve destekten yoksun kalma tazminatı davasıdır.

 

-Maddi tazminat davası

İşçinin iş kazası geçirmesi sonucunda bedenen ya da psikolojik olarak zarar görmesi söz konusu olduysa, 6098 Sayılı Borçlar Kanunu’na göre dava açma ve tazminat talep etme hakkı bulunmaktadır. İş kazası sonucunda zarar gören ya da ölen işçi tarafından açılacak maddi tazminat davası sonucunda ilgili kanunun 51, 52, 53 ve 54. maddelerine göre, bazı giderlerinin işveren tarafından karşılanması talep edilebilecektir. İşçinin ölmesi halinde ilgili kanunun 53. maddesine göre;

  • Cenaze giderleri,
  • Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar,
  • Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar,

İşçinin bedensel zarara uğraması halinde ilgili kanunun 54. maddesine göre;

  • Tedavi giderleri,
  • Kazanç kaybı,
  • Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar,
  • Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar,

 

için maddi tazminat davası açılabilmektedir. Bununla birlikte iş kazası sonucunda açılacak maddi tazminat davasının en önemli ayağını işçinin işgücünün azalması ya da işgücünü tamamen kaybetmesine bağlı olarak uğrayacağı maddi ve manevi kayıplar ile gelecekte ekonomik olarak uğranacak zararlar oluşturmaktadır.

Bu yüzden iş kazası sonucunda açılacak maddi tazminat davalarından en iyi sonucun alınması ve işçinin mağduriyetinin mümkün olduğunca giderilmesi için SGK müfettişleri ve yetkilileri tarafından hazırlanan tutanak ve raporlar oldukça önemlidir. İş kazası geçiren işçinin maaşı, sigorta bilgileri, çalışma koşulları ile iş kazasına yönelik tüm detaylar ve tanık ifadeleri maddi tazminat davasının seyri ve işçiye verilecek tazminat tutarlarının belirlenmesinde oldukça önemli rol oynayacaktır.

 

-Manevi tazminat davası

İşçinin iş kazası geçirmesi sonucunda manevi tazminat talebinde bulunma hakkı tıpkı maddi tazminat talebi hakkı gibi 6098 Sayılı Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiştir. İlgili kanunun 56. Maddesinde;

“Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.”

hükmüne göre işçi iş kazası geçirmesi sonucunda bedensel olarak zarara uğramış ya da ölmüşse manevi tazminat hakkı söz konusu olacaktır. İş kazası sonucunda manevi tazminat davası talebinde bulunabilmek için;

  • Fiil,
  • Fiil sonucunda bir zararın meydana gelmesi,
  • Fiil ile zarar arasında illiyet bağının bulunması,
  • Fiilin hukuka aykırı olması,
  • İşçinin cismani olarak zarar görmesi, şartlarının sağlanması gerekmektedir. Bununla birlikte eğer işçi ölmüşse ailesinin manevi tazminat talebinde bulunması mümkündür. Ek olarak işçi ölmemiş, cismani zarara uğramış ve bunun sonucunda ailesi (eşi ve/veya çocukları) de bu durumdan maddi ve manevi açıdan etkilenmiş, ekonomik olarak kayba uğramış, psikolojik olarak etkilenmiş ise yine manevi tazminat talebinde bulunmaları mümkün olacaktır.

 

-Destekten yoksun kalma tazminatı

İş kazası sonucunda açılabilecek bir diğer tazminat davası da destekten yoksun kalma tazminatı davasıdır. Destekten yoksun kalma tazminatı adından da anlaşılacağı gibi iş kazası ya da meslek hastalığı sonucunda ölen işçinin desteğinden yoksun kalan yakınlarının talep edebileceği bir tazminat türüdür. İş kazası sonucunda bu tazminatın talep edilebilmesi için ön koşul, işçinin ölmüş olmasıdır. İşçinin iş kazası sonucunda ölmesi halinde hayattayken bakmakla yükümlü olduğu ya da işçinin desteğine muhtaç olan eş, çocuk ya da diğer yakınları işçinin ölmesi sonucunda onun desteğinden yoksun kalacaklardır. Bu nedenle ölen işçinin desteğine muhtaç olan aile bireyleri ya da yakınları işçinin iş kazası geçirip ölmesi söz konusu olursa destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmak için dava açabilecektir. Bu tazminatın talep edilebilmesi için;

  • İşçinin destekten yoksun kalan kişilere hayattayken bakabilecek güçte olması,
  • Tazminat talebinde bulunan kişilerin işçinin yardımına gerçekten muhtaç olması,

şartlarının bulunması gerekir.

 

İş Kazasından Kaynaklanan Davalarda Zamanaşımı Süresi Nedir?

İş kazası sonucunda işçinin veya ölümü durumunda yakınlarının işverene karşı açabileceği davalar kaynağını işverenin sözleşmesel yükümlülüklerine aykırı davranmasından almaktadır. Sözleşmesel sorumlukta ise 10 yıllık zamanaşımı süresi uygulanmaktadır.

İşçinin ölümü halinde zamanaşımı süresi ölüm tarihinde başlayacaktır. İş kazası nedeniyle ceza davası açılmışsa ve ceza davasının zamanaşımı süresi daha fazlaysa  tazminat davasında da ceza davası zamanaşımı süresi uygulanır.

 

İş Kazası Nedeniyle Bedensel Zararların Zaman İçinde Artması

İş kazası sonucu ortaya çıkan zararın nitelik veya kapsamında bir değişiklik ortaya çıkıyorsa zamanaşımı süresi, bu gelişen durumun durduğunun veya ortadan kalktığının öğrenilmesiyle birlikte işlemeye başlayacaktır.

 

Her hakkı saklıdır. Bu yazı içeriğinde yer alan bilgiler, eteysehukuk.com a atıf yapılmaksızın kullanılamaz. Atıf yapmadan, kısmen veya tamamen alıntı yapılması halinde ilgililer hakkında hukuki ve cezai yollara müracaat edilecektir.