Kötü Muamele Suçu Nedir?

 

Kötü muamele suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 232. Maddesinde, Aile Düzenine Karşı Suçlar bölümünde yer almaktadır.  Aynı konutta yaşadığı kişilere karşı kötü muamelede bulunan kişiler cezalandırılacaktır.

 

Kötü muamele  kapsamında kanunda suç olarak düzenlenmiş eylemler (tehdit, hakaret, yaralama) haricinde bedenen veya ruhen zarar veren eylemlerdir. İlgili kanun maddesinde kötü muamele eylemi açıkça belirtilmemiştir; ancak TCK madde 232 gerekçesinde merhamet, acıma ve şefkat ile bağdaşmayan eylemler olduğu belirtilmiştir.

 

Aile düzeni, toplum ve devlet için önemlidir. Aile, toplumun çekirdeğidir ve aile düzeninin sağlanması toplum sağlığı açısından mühimdir. Kötü muamele suçu ile korunmak istenen hukuki değer; aile düzeni, aile bireylerinin psikolojisi ve gelişimi de korunmak istenmektedir.

Kötü muamele suçu nasıl oluşur?

Suçun oluşması için aynı konutta yaşayanların aile olması ve aralarında akrabalık ilişkisi bulunması şart değildir. Ancak bu kişilerin birlikte yaşama iradesine sahip olmaları ve bu niyetle aynı evi paylaşıyor olmaları gerekir.

Hakkında genel bilgilere yer verdiğimiz Türk Ceza Kanunu 232. maddesinde düzenlenen kötü muamele suçunun oluşabilmesi için mağdura yönelik kötü muamele niteliğindeki fiiller süreklilik arz etmelidir.

Bu bağlamda her türlü kötü muamelenin bu suçun oluşmasına sebebiyet vermeyeceği göz önünde bulundurulmalıdır. Emsal yargı kararlarında kişiyi yarı aç veya susuz bırakma, uyku uyutmama, zor koşullarda çalışmaya zorlama eylemleri buna örnek olarak gösterilmektedir.

Yasa gerekçesi uyarınca da, her türlü kötü muamele suçun oluşması için yeterli değildir. Bunun için kötü muamelenin merhamet, acıma ve şefkatle bağdaşmayacak ölçüde ve nitelikte bulunması gerekir. Kötü muamelenin kişide basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüyü aşan bir etki meydana getirmiş olması halinde artık kasten yaralama suçu ile hükümler uygulama alanı bulacaktır.

 

Kötü Muamele Suçunun Özellikleri

 

  • Kötü muamele suçu aynı konutta birlikte yaşayan birine karşı işlenmesi ile oluşmaktadır. Kanun maddesinden de anlaşıldığı üzere anne ya da baba olma, akraba derecesi önemli değildir. Kötü muamelede bulunan failin mağdur ile aynı konutta yaşamalıdır.

 

  • Kötü muamele suçu kast ile işlenmektedir. Fail, suçu bilerek ve isteyerek işleyebilmektedir.

 

  • Eylemin süreklilik arz etmesi gerekmektedir. Kötü muamele olarak nitelendirilecek eylemin yalnızca bir kez olması suçun oluşumu için yeterli olmamaktadır. Yargıtay kararlarında sıkça rastladığımız ve kötü muamele suçu olarak nitelendirilen eylemler, aç veya susuz bırakma, dilendirme, hamile eşini sürekli kapı önüne koyması ya da evden kovması, mendil sattırma, araba sildirme, anlaşmazlık yaşadığı eşi evde yokken kapı kilidini değiştirme gibi eylemler örnek gösterilebilir.

 

  • Kötü muamele suçunu işleyebilecek bir diğer kimse de TCK madde 232/2’de belirtilmiştir: İdaresi altında bulunan veya büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza etmek, bir meslek veya sanat öğretmekle yükümlü bulunduğu kişi üzerinde bu yetkisini kötüye kullanan kişidir.

 

Kötü muamele; oldukça sistematik ve sürekli hale geldiğinde suç vasfı değişir ve eziyet suçu meydana gelir.

TCK 232. maddenin ikinci fıkrasında faille mağdur arasında belirli ilişkiden kaynaklanan disiplin yetkisinin kötüye kullanılması ayrı bir suç olarak tanımlanmıştır. Dikkat edilmelidir ki, söz konusu disiplin yetkisinin kötüye kullanılması suretiyle gerçekleştirilen davranışın kişide basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçünün ötesinde bir etki meydana getirmemiş olması gerekir. Aksi takdirde, kasten yaralama suçundan dolayı cezaya hükmedilmelidir. Keza, hakaret oluşturan fiiller, bu disiplin yetkisi kapsamına girmedikleri gibi, kötü muamele suçu olarak değil, hakaret suçundan dolayı cezalandırılmayı gerektirir. Kişilerin idareleri altında bulunan veya büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza etmek veya bir meslek veya san’atı öğretmekle yükümlü olduğu kimseler üzerinde terbiye etmek, eğitmek görevi dolayısıyla belirli disiplin yetkilerine sahip bulunmaları gerekir; aksi takdirde görev yerine getirilmez. Disiplin yetkisi eğitim hakkının doğal bir sonucudur ve bu yetki olmadan söz konusu hak kullanılamaz. Disiplin yetkisinin sınırı ise maddede gösterilmiştir. Disiplin yetkisi kişinin bedensel ve ruhsal sağlığının bozulmasına neden olmayacak veya bir tehlikeye maruz kalmasını sonuçlamayacak derecede kullanılabilecektir (Madde Gerekçesi).

Çocuğa Kötü Muamele Suçu

Kötü muamele eyleminde mağdurun çocuk olması halinde cezai yaptırımda herhangi bir artırım olmayacaktır. Çocuğa yönelik yapılan kötü muamele suçu eylemi genelde, evden kovma, köprü altında mendil sattırma, kapı önüne koyarak soğukta bekletme, dilendirme, araba camlarını sildirerek para kazandırma olarak uygulamada görülmektedir.

Kötü Muamele Suçunun Cezası

Kötü muamele suçunun cezası şu şekildedir:

  • Aynı konutta birlikte yaşadığı kişilerden birine karşı kötü muamelede bulunan kimse, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır (TCK m.232/1).
  • İdaresi altında bulunan veya büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza etmek veya bir meslek veya sanat öğretmekle yükümlü olduğu kişi üzerinde, sahibi bulunduğu terbiye hakkından doğan disiplin yetkisini kötüye kullanan kişiye, bir yıla kadar hapis cezası verilir (TCK m.232/2).

Zamanaşımı, uzlaşma ve şikayet

Bu suç için dava zamanaşımı süresi sekiz yıldır. Uzlaşma, suç isnadı altındaki şahıs ile suçun mağduru olan şahsın bir uzlaştırmacı aracılığıyla iletişim kurarak anlaşmasıdır. Kötü muamele suçu, uzlaştırma kapsamında olan suçlardan değildir.

Kötü muamele suçu, şikayete tabi suçlar arasında yer almadığından savcılık tarafından resen soruşturulur, bu suçlara dair herhangi bir şikayet süresi yoktur. Kamu davasına şikayetçi olarak müdahil olan herhangi bir kimse varsa bile şikayetten vazgeçme ceza davasının düşmesi sonucunu doğurmaz. Suç, dava zamanaşımı süresine riayet edilmek kaydıyla her zaman soruşturulabilir.

Görevli mahkeme

Bu suç için yargılama yapmaya görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi’dir.

 

Her hakkı saklıdır. Bu yazı içeriğinde yer alan bilgiler, eteysehukuk.com a atıf yapılmaksızın kullanılamaz. Atıf yapmadan, kısmen veya tamamen alıntı yapılması halinde ilgililer hakkında hukuki ve cezai yollara müracaat edilecektir.