ELKOYMA NEDİR?

 

Elkoyma; bir suç işlendikten sonra onu aydınlatmak için gerekli delilleri temin etmek veya kazanç ya da eşya müsaderesine  tabi eşyayı emniyet altına almak için yapılan bir ceza muhakemesi işlemidir. CMK 123 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. CMK’nın 123 üncü maddesinde, ‘’ispat aracı olarak yararlı görülen ya da eşya veya kazanç müsaderesinin konusunu oluşturan malvarlığı değerleri, muhafaza altına alınır. Yanında bulunduran kişinin rızasıyla teslim etmediği bu tür eşyaya elkonulabilir’’ denilerek elkoyma ile kişinin Anayasa ile güvence altına alınan başta mülkiyet olmak üzere birçok hakkı geçici olarak sınırlandırılmaktadır. Bu bağlamda elkoyma, bir eşyanın geçici olarak devletin hakimiyeti altına alınmasına yol açan bir tedbir olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle elkoyma bir ceza değil, koruma tedbiridir. Eşyanın sürekli olarak devletin mülkiyetine geçirilmesine ise “müsadere” denir. Müsadere, bir yaptırım olup müsadere kararı ancak hâkim tarafından yargılama neticesinde verilebilir.

 

ELKOYMA KARARINI KİM VERİR?

 

Elkoyma kararını soruşturmada kural olarak sulh ceza hâkimi, kovuşturma aşamasında davanının açıldığı mahkeme verir.

 

Soruşturma aşamasında gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde ise kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlileri, elkoyma işlemini gerçekleştirebilir. (CMK m.127)

 

ELKOYMA İŞLEMİ HÂKİM TARAFINDAN HANGİ SÜREDE ONANMALIDIR?

 

Hâkim kararı olmaksızın yapılan elkoyma işlemi, 24 saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını elkoymadan itibaren 48 saat içinde açıklar; aksi hâlde elkoyma kendiliğinden kalkar. (CMK m.127/3)

 

ELKOYMA KARARINA İTİRAZ EDİLEBİLİR Mİ?

 

Zilyedliğinde bulunan eşya veya diğer malvarlığı değerlerine elkonulan kimse, hâkimden her zaman bu konuda bir karar verilmesini isteyebilir. (CMK m.127/4) Soruşturma veya kovuşturma aşamalarında uygulanan el koyma tedbirine itiraz edilebilir.

 

Elkoyma kararına karşı itiraz kanun yolu açıktır.

 

 

ARAMA SIRASINDA TESADÜFEN ELDE EDİLEN DELİLLER VE YAKALANAN KİŞİLER

 

Usulüne uygun yapılan bir aramada;

 

  1. a) Yapılmakta olan soruşturma veya kovuşturmayla ilgisi olmakla birlikte, karar veya yazılı emirde konu edilmeyen,
  2. b) Yapılmakta olan soruşturma veya kovuşturmayla ilgisi olmayan ancak, diğer bir suçun işlendiği şüphesini uyandırabilecek,

 

bir delil elde edilirse; bu delil koruma altına alınır ve durum Cumhuriyet başsavcılığına derhâl bildirilerek el koyma işlemini gerçekleştirmek için Cumhuriyet savcısından yeni bir yazılı emir istenir. Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hâllerde ise kolluk âmirinin yazılı emriyle kolluk görevlileri elkoyma işlemini gerçekleştirebilir.

 

Hâkim kararı olmaksızın elkoyma işlemi, yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını elkoymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi hâlde elkoyma kendiliğinden kalkar.

 

Bu tür aramada, aramanın amacı ve konusu dışında ele geçirilen ve haklarında tutuklama veya yakalama kararı bulunan kişiler, evrakıyla birlikte Cumhuriyet başsavcılığına sevk edilir. (Adlî ve Önleme Aramaları Yönetmeliği m.10)

 

Elkoyma tutanağında kolluk görevlisinin açık kimliği, elkoyma işlemine ilişkin tutanağa geçirilir. (CMK m.127/2)

 

Elkoyma işlemi, suçtan zarar gören mağdura gecikmeksizin bildirilir. (CMK m.127/5)

 

ARAMA SIRASINDA ELKONULAN BELGE VEYA KÂĞITLARI İNCELEME YETKİSİ KİME AİTTİR?

 

Hakkında arama işlemi uygulanan kimsenin belge veya kâğıtlarını inceleme yetkisi, Cumhuriyet savcısı ve hâkime aittir. (CMK m.122/1)

 

Bu hükme göre hakkında arama işlemi uygulanmayan diğer kişilere ait belge ve kâğıtlara elkonulamaz ve bunlar hâkim ve Cumhuriyet savcısı tarafından dahi incelenemez.

 

Kolluk, arama sırasında ele geçen belge veya kâğıtlara, suçla ilgisi olup olmadığını tespit amacıyla, incelemeksizin bakabilir. Suçla ilgisi olabileceğinden şüphelendiği anda Kanunun öngördüğü şekilde incelenecek belge ve kâğıtları ambalajlayarak mühürler. (Adlî ve Önleme Aramaları Yönetmeliği m.16)

 

Belge ve kâğıtların zilyedi (elinde bulunduran) veya temsilcisi kendi mührünü de koyabilir veya imzasını atabilir. İleride mührün kaldırılmasına ve kâğıtların incelenmesine karar verildiğinde bu işlemin yapılmasında hazır bulunmak üzere, zilyedi veya temsilcisi ya da müdafii veya vekili çağrılır; çağrıya uyulmadığında gerekli işlem yapılır. (CMK m.122/2)

 

İnceleme sonucu soruşturma veya kovuşturma konusu suça ilişkin olmadığı anlaşılan belge veya kâğıtlar ilgilisine geri verilir. (CMK m.122/3)

 

Şüpheli veya sanık ile hısımlık ve mesleki nedenlerle tanıklıktan çekinebilecek kimseler arasındaki mektuplara ve belgelere; bu kimselerin nezdinde bulundukça elkonulamaz. (Adlî ve Önleme Aramaları Yönetmeliği m.16)

 

BİREYSEL BAŞVURU NEDİR?

 

Bireysel başvuru, herkesin Anayasa’da güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve buna ek Türkiye’nin taraf olduğu protokoller kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabileceği bir hak arama yoludur.

 

Özel hukuk tüzel kişileri (dernekler, vakıflar, şirketler vb.) ancak tüzel kişiliğe ait hakların ihlal edildiği iddiasıyla başvuru yapabilir.

 

Kamu tüzel kişileri Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapamazlar.

 

Hakları ihlal edilen kişiler, idari ve yargısal yollarının tamamını tükettikten sonra Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapabilirler. Yasama işlemler, düzenleyici idari işlemler, Anayasa Mahkemesi kararları ve Anayasanın yargı denetimi dışında bıraktığı işlemler aleyhine bireysel başvuru yapılamaz.

 

Yargısal yolların tüketilmesi şartı, olağan kanun yollarının tüketilmesi anlamına gelmektedir. Kesin olarak verilen yerel mahkeme kararlarının tefhimi ya da tebliği tarihinden itibaren olağan kanun yolları tüketilmiş sayılır. Anayasa mahkemesi, aynı olay nedeniyle birden çok yargısal yol mevcut ise, olağan kanun yollarından en etkili kanun yolunun tüketilmesini istemektedir.

 

Bireysel başvurunun, başvuru yollarının tüketildiği tarihtan itibaren; başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren 30 gün içinde yapılması gerekir. Haklı bir mazereti nedeniyle süresi içinde başvuramayanlar, mazeretin kalktığı tarihten itibaren 15 gün içinde ve mazeretlerini belgeleyen delillerle birlikte başvurabilirler.

 

SONUÇ

 

Açıklanan hususlar ışığında, malvarlıklarına kanuna aykırı olarak elkonulması veya kanunun, ilgili malvarlıklarına elkonulmasına olanak tanıdığı durumlarda kanunun öngörmüş olduğu usule aykırı olarak elkonulması durumlarında ilgililer, mezkur başvuru şartlarını taşımaları koşuluyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunarak hak kayıplarının önüne geçebileceklerdir. Bu bağlamda birçok Anayasa Mahkemesi kararı mevcuttur. Örneğin Anayasa Mahkemesi bir kararında(Başvuru Numarası: 2019/29200), ceza soruşturması kapsamında mal varlığı üzerine uzun süredir elkoyma tedbiri uygulanması nedeniyle mülkiyet hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkin olarak yapılan bireysel başvuruda ihlal kararı vermiştir. Anayasa Mahkemesi vermiş olduğu mezkur ihlal kararının gerekçesinde, mülkiyet hakkı yönünden, mülkiyet hakkını sınırlandıran bir tedbirin uygulanmasının ölçülü olabilmesi için kapsamı ve süresi itibarıyla orantılı olarak uygulanması gerektiği ve tedbirin makul olmayan bir süre devam etmesinin, mülkiyet hakkının tanıdığı yetkilerin kullanılmasının belirsiz olacak şekilde ötelenmesi suretiyle mülk sahibine orantısız bir külfet yüklediği gerekçesiyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşmış ; adil yargılanma hakkı yönünden ise yargılama süresinin(18 yıl 8 ay 3 gün) makul olmadığı gerekçesiyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşmıştır. Bu doğrultuda başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.

 

Yukarıda saymış olduğumuz şartları taşıyan ilgililer daha fazla hak kayıplarına uğramamaları adına hukuki destek almalıdırlar.

 

Her hakkı saklıdır. Bu yazı içeriğinde yer alan bilgiler, eteysehukuk.com a atıf yapılmaksızın kullanılamaz. Atıf yapmadan, kısmen veya tamamen alıntı yapılması halinde ilgililer hakkında hukuki ve cezai yollara müracaat edilecektir.