Tekerrür, bir suçtan dolayı kesin bir şekilde mahkum olunduktan sonra o kişinin belirli bir süre içinde tekrar suç işlemesi durumu olup, kişi hakkında ceza kanunu ile infaz kanununda öngörülen hükümlerin uygulanması sonucunu doğurur. TCK’nın 58. maddesinin gerekçesinde kişinin daha önce işlediği suç nedeniyle belli bir cezaya mahkum edilmiş olmasına rağmen suç işlemede gösterdiği kararlılıkla toplum açısından tehlikeliliği şeklinde ifade edilmiştir.
Tekerrür Hükümlerinin Uygulanmasının Şartları
Tekerrürle ilgili olarak Türk Ceza Kanunu 58. madde incelendiğinde tekerrürün varlığı için üç şartın gerçekleşmesinin arandığı görülmektedir. Buna göre;
- Mahkûmiyet şartı (Bireyin daha önce bir suçtan mahkûm olması şartı),
- İkinci bir suçun işlenmesi şartı (Bireyin daha sonra yeni bir suç işlemesi),
- Süre şartı (Yeni suçun belirli bir süre içinde işlenmiş olması şartı) olarak sıralanan şartlar aranmaktadır.
Tekerrürden söz edebilmek için aranan ilk şartlardan biri kişinin daha önce işlemiş olduğu bir suç nedeniyle kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyetinin olmasıdır. Bu noktada mahkûm olunan cezanın hapis cezası veya adli para cezası olması tekerrürün uygulanması konusunda önemli görülen unsurlar arasında değildir. Burada mahkûmiyetin, Türk Ceza Kanunu doğrultusunda bir suça karşılık olarak verilmiş olması gerekliliği dikkate alınmaktadır. Bu açıdan özel hukuk sonuçları doğuran mahkûmiyetlerin tekerrürde dikkate alınmadığı bilinmektedir. Bu doğrultuda idarî para cezaları ve disiplin cezalarının da tekerrüre esas teşkil etmediği görülmektedir.
Ayrıca; genel affa uğramış bir ceza mahkumiyet hükmü tekerrüre esas olamazken, özel af tekerrüre engel teşkil etmez. Bunun gibi ön ödeme tekerrüre engel değildir. Dava zamanaşımı engelken, ceza zamanaşımı halinde tekerrür hükümleri uygulanır. Yine cezanın ertelenmiş olduğu veya koşullu salıverilme durumlarında da tekerrüre ilişkin hükümler uygulanacaktır. Ancak kişinin cezası seçenek yaptırımlardan birine çevrilmişse, TCK m. 50/5 gereğince, tekerrür hükümleri uygulanamaz. Öte taraftan, kesin hükümden sonra bir kanun çıkar da bu fiili suç olmaktan çıkarırsa, artık yeniden işlenen suç tekerrüre esas olmaz.
Yine belirtmekte fayda vardırki tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için daha önceki cezaya ilişkin mahkumiyet hükmünün infaz edilmiş olması gerekmez.
Türk Ceza Kanunu, süresiz tekerrür sistemi benimsememiş, sonradan işlenen suçla ilgili olarak bir süre sınırlaması getirmiştir. Böylece 5237 sayılı Kanun sisteminde, tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için, önceki mahkumiyetin infaz edilmiş olması gerekmemekle birlikte, tekerrüre ilişkin sürelerin işlemeye başlaması bakımından önceki mahkumiyetin infaz edilmiş olması gerekir.
Yeni işlenen suçun cezası hapis cezası olabileceği gibi adli para cezası da olabilir.
İlk suçtan dolayı verilen mahkumiyetin kesinleşmiş olması gerekir.
İkinci suç teşebbüs aşamasında kalmış olsa dahi bu durum tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesine engel değildir.
Kanunda iki tekerrür süresi kabul edilmiştir. Buna göre ikinci suçun; önceki mahkumiyetin 5 yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması durumunda 3, önceki mahkumiyetin 5 yıldan fazla süreli hapis cezası olması durumunda ise o mahkumiyet kararının infazından itibaren 5 yıl içinde işlenmiş olması gerekir.
Kişinin birden fazla kesinleşmiş mahkumiyeti varsa, tekerrür süresi en ağır ceza mahkumiyetine göre belirlenir.
Tekerrürün Sonuçları
Suçta tekerrür, sanığın işlediği ikinci suç nedeniyle daha ağır bir yaptırımla karşılaşmasına yol açar. Suçta tekerrür halinde sanık aleyhine ceza hukuku ve infaz hukuku alanında üç hukuki sonuç gerçekleşir:
- Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimi Uygulanır: Suçta tekerrür hükümleri uygulanan hükümlüye 5275 sayılı İnfaz Kanunu’nun 108. Maddesinde düzenlenen “mükerrirlere özgü infaz rejimi” uygulanır. Mükerrirlere özgü infaz rejimi, hükümlünün cezaevinde daha fazla kalmasına yol açar.
- Seçimlik Cezalardan Hapis Cezasına Karar Verilir: Tekerrür halinde işlenen ikinci suçun (tekerrür hükümleri uygulanacak suç) cezası seçimlik olarak hapis cezası veya adli para cezası olarak öngörülmüşse, hapis cezasına hükmedilir. Hükmedilen hapis cezası adli para cezasına çevrilemez (TCK md. 58/3).
- Denetimli Serbestlik Tedbiri Uygulanır: Tekerrür halinde cezanın infazından sonra gelmek üzere hükümlü “Denetimli Serbestlik” tedbiri uygulanmasına karar verilmelidir (TCK md. 58/6). Mahkeme sadece denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar vermelidir. İnfazdan sonra ne kadar süreyle denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağına, infaz aşamasında koşullu salıverme kararı veren mahkeme tarafından kararlaştırılması gerekir.
Yerel mahkeme tarafından koşulları oluştuğu halde tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmediği takdirde, aleyhe temyiz de yoksa, sanığın kazanılmış hakkı doğar.
Sonuç olarak bu kurum, hükümlünün ikinci kere suç işlemesi nedeniyle, ilk kez suç işleyen bir kişiye göre daha ağır bir yaptırım sistemiyle karşı karşıya kalınması amaçlamaktadır. Açıkça kanun maddelerinden de görüleceği üzere kanun koyucu ikinci kez suç işlenmesini önlemek amacıyla özellikle doğrudan cezanın miktarını artırıcı değil, dolaylı olarak infazı zorlaştırarak veya seçenek yaptırımlardan hapis cezasının verilmesini zorunlu olarak öngörerek cezayı artırmayı amaçlayan düzenlemeler getirmiştir.
Tekerrür Hükümlerinin Uygulanamayacağı Durumlar
Tekerrür hükümleri her durumda uygulanamamaktadır. Belli başlı kısıtlamalar söz konusudur. Yine TCK md. 58’de ilgili kısıtlamalar düzenlenmiştir. Buna göre;
- Fiili işlediği sırada 18 yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrüre ilişkin hükümler uygulanmaz.
- Kasıtlı suçlarla taksirli suçlar ve sırf askeri suçlarla diğer suçlar arasında tekerrüre ilişkin hükümleri uygulanmaz.( Tekerrüre ilişkin hükümlerin uygulanması bakımından suçun vasfının bir önemi yoktur. Örneğin ilk suç yaralama ise ikinci suçun uyuşturucu ticareti olması tekerrüre ilişkin hükümlerin uygulanmasına engel değildir. Fakat suçun manevi unsuru açısından benzerlik aranmaktadır. Örnek verecek olursak ilk işlenen suç kasten işlenebilen suçlardan ise ikinci suçun da kasten işlenmiş olması veya ilk işlenen suç taksirle işlenmişse ikinci işlenen suçunda taksirle işlenmiş olması gerekir. Yoksa ilk suç kasten ikinci suç taksirle işlenebiliyorsa suçta tekerrür hükümleri uygulanamaz).
- Kabahatler kanunu uyarınca verilen idari yaptırımlar tekerrüre esas olamaz. Çünkü ortada bir yargılama sonucu verilmiş ceza mahkumiyeti yoktur.
Her hakkı saklıdır. Bu yazı içeriğinde yer alan bilgiler, eteysehukuk.com a atıf yapılmaksızın kullanılamaz. Atıf yapmadan, kısmen veya tamamen alıntı yapılması halinde ilgililer hakkında hukuki ve cezai yollara müracaat edilecektir.
