Katma değer vergisi (KDV), banka ve sigorta muameleleri vergisi (BSMV), özel tüketim vergisi (ÖTV) kişilerin ekonomik işlemlerini vergilendirdikleri halde, damga vergisi hukuki işlemleri konu almaktadır. Damga vergisi, kişilerin kendi aralarında ya da devletle yaptıkları hukuki işlemlerde düzenledikleri belgeler ya da kağıtlar üzerinden ödedikleri mali yükümlülüklerdir.

Damga Vergisi Kanunu 1. maddesinde verginin konusunu kanuna bağlı (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların oluşturduğunu belirtmiş ve kağıt teriminin, yazılıp imzalanmak ya da imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat ya da belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeler ile imza kullanılmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeleri ifade ettiğini hükme bağlamıştır. Kanunun 1. maddesi (3.fıkra) ayrıca yabancı ülkelerde düzenlenen kağıtların ve Türkiye’de yabancı elçilik ve konsolosluklarda düzenlenen kağıtların Türkiye’de resmi dairelere ibraz edilmeleri halinde vergiye tabi tutulacağını belirtmiştir.

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 19. maddesi gereğince, vergi alacağı, vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğar. Damga vergisinin konusunu oluşturan kağıtlar, 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa ekli (1) sayılı tabloda gösterilmiş olan kağıtlardır. Bu kağıtlar dört grupta toplanmıştır. İlk grupta mukavelenameler, taahhütnameler, temliknameler, kefalet, teminat, rehin senetleri, tahkimnameler, sulhnameler, ve fesihnameler gibi akitlerle ilgili kağıtlar, ikinci grupta, ihale kararları, hakem kararları gibi kararlarla mazbatalar, üçüncü grupta kambiyo senetleri ve çekler dışında kambiyo senetlerine benzeyen senetler, emtia senetleri, taşıma senetleri, konşimentolar, bilançolar, kar ve zarar hesapları, işletme hesabı özetleri gibi ticari işlemlerde kullanılan kağıtlar, dördüncü grupta ise bir kısım makbuzlar, vergi beyannameleri, sosyal güvenlik kuruluşlarına verilen sigorta primi bildirgeleri gibi diğer kağıtlar yer almaktadır.

Buna göre, bir kağıdın damga vergisine tabi tutulabilmesi için özetle;

– O kağıdın kanuna ek (1) sayılı tabloda yer alması,
– Hukuken tekemmül etmiş ve herhangi bir hususu ispat veya belli edecek nitelik kazanmış olması gerekmektedir.

Damga vergisinden istisna edilen kağıtlar ise kanuna ek (2) sayılı tabloda sayılmıştır. Bu istisnalar başlıca, resmi işlerle ilgili kağıtlar, askerlerle ilgili kağıtlar, işçiler çiftçiler ve göçmenlerle ilgili kağıtlar, ticari ve medeni işlerle ilgili kağıtlar ve kurumlarla ilgili kağıtlar başlıkları altında hükme bağlanmıştır.
Yukarıda açıklandığı üzere ihaleler damga vergisine tabidir(1/1/2022 tarihinden geçerli olmak üzere tespit edilen uygulanacak miktar binde 5,69’dur). İhale karar pulu(ihale damga vergisi) iadesi konusu feshedilen ihaleler yönünden uygulamada uzun bir müddet uyuşmazlıkların çıkmasına sebep olmuştur. Zamanla oluşan içtihatlarla uygulama işlerlik kazanmış ve akabinde çıkan kanun hükmüyle söz konusu mesele açıklığa kavuşturulmuştur.

Şöyle ki :

Hazine ve Maliye Bakanlığı, ihalenin feshi ve sözleşmenin iptali nedeniyle söz konusu ihale kararına ve sözleşmeye ilişkin olarak tahsil edilen damga vergisinin iade edilip edilmeyeceği konusunda kendisine yansıyan olaylara, “Damga vergisinde vergiyi doğuran olayın kağıtların düzenlenerek hukuken tekemmül etmiş olması ve imzalanmak suretiyle hukuken tekemmül eden ve verginin konusuna giren bir kağıdın hükmünden, istifade edilmemiş olmasının veya kısmen istifade edilmiş olmasının, o kağıdın bir hususu ispat ve belli edebilecek belge olma vasfını ortadan kaldırmayacağı gibi kağıt tekemmül ettikten sonra, kağıda konu muamelelerin feshedilmiş olmasının vergilendirmeyi etkilemeyeceği, o kağıdın bir hususu ispat veya belli edebilecek belge olma vasfını ortadan kaldırmayacağı, kağıtların sonradan hükmünden yararlanılmaması halinde bu kağıtlar için ödenmiş bulunan verginin iade edileceğine dair Kanunda bir hüküm bulunmadığı, ihalenin feshi ve sözleşmenin iptali nedeniyle söz konusu ihale kararına ve sözleşmeye ilişkin olarak tahsil edilen damga vergisinin iade edilmesinin kanunen mümkün olmadığı” şeklinde yazılı cevaplar ve özelgeler vermiş olup, uygulamayı da bu doğrultuda yönlendirmiştir (MB. GİB. Trabzon VDB.nin 15/05/2013 ve 26468226-155[606-128-2012]-40 sayılı özelgesi).

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın bu görüşü ve uygulaması bazı mükellefler tarafından yargıya taşınmış olup, kararlarda özetle; “Düzenlenen kağıtların damga vergisine tabi olması için sadece yazılıp imzalanmasının yeterli olmadığı, aynı zamanda herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilme özelliğine sahip olması gerektiği, düzenlenen kağıt kullanılmayarak iade edildiğinde, artık bir hususu ispat etme niteliğini kaybedeceği, bu durumda damga vergisi yükümlülüğünü doğuran bir belge niteliği kalmayan bu kağıt için ödenen damga vergisinin iadesi gerektiği” belirtilmektedir.

Nitekim bu konuda verilen bir yargı kararı şu şekildedir:

“Damga vergisinde, vergiyi doğuran olay, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’na ekli (1) sayılı tabloda yer alan ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan kağıtların yazılıp imzalanması ya da imza yerine geçen bir işaret konulması anında meydana gelmektedir. İhale kararının hüküm ifade edebilmesi için; ihale kararına ve ihale kararına istinaden düzenlenen sözleşmeye karşı tüm yolların tüketilmesi zorunlu olup, ihaleye ilişkin olarak düzenlenen kâğıtlarda vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi için, kağıda bağlanan hukuki durumun tekemmül etmesi halinde mümkündür. Olayda, davacı şirket tarafından üstlenilen ihale kararının İdare Mahkemesince iptal edilmesi durumunda, ihale kararının ve bu karara istinaden, ihale uhdesinde kalan mükellef ile ihale yetkilisi arasında imzalanan sözleşmenin tekemmül ettiğinden söz etme imkanı bulunmadığından ve bu durumda 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun 1’inci maddesi kapsamında değerlendirilebilecek nitelikte bir belgeden söz edilemeyeceğinden, damga vergisi açısından vergiyi doğuran olayın meydana geldiğinin kabulüne olanak bulunmamaktadır. Bu nedenle, damga vergisi açısından vergiyi doğuran olayın gerçekleşmediği anlaşıldığından, davacı adına tarh edilen vergi ziyaı cezalı damga vergisinin terkini gerekirken aksi yönde verilen kararda isabet görülmemiştir.” (Danıştay 9. Daire’nin 03/03/2014 tarihli ve Esas No :2013/857, Karar No :2014/692 sayılı kararı)
Uygulamada problem yaratan bu durumlar devam ederken 9 Ağustos 2016 tarihli ve 29796 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6728 sayılı Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 28. maddesi ile, Damga Vergisi Kanunu’na ekli (1) sayılı Tablonun “II. Kararlar ve mazbatalar” başlıklı bölümünün (2) numaralı fıkrasına 9 Ağustos 2016 tarihinden itibaren yürürlüğe girmek üzere, ‘’(4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamındaki kurum ve kuruluşlara şikâyet veya Kamu İhale Kurumuna itirazen şikâyet ya da yargı kararı üzerine ihalenin iptal edilmesi hâlinde, bu ihale kararının hükmünden yararlanılmayan kısmına isabet eden damga vergisi ret ve iade olunur. Sözleşmenin düzenlenmiş olması durumunda sözleşmeye ilişkin damga vergisi ret ve iade edilmez.)’’ şeklinde parantez içi hüküm eklenmiştir.
Sonuç itibariyle anılan hüküm gereği Kamu İhale Kanunu kapsamındaki kurum ve kuruluşlara şikâyet veya Kamu İhale Kurumuna itirazen şikâyet ya da yargı kararı üzerine ihalenin iptal edilmesi hâlinde, iptal edilen ihale kararına ilişkin damga vergileri ilgililerine iade edilecektir. Bunların dışındaki, tarafların mutabakatıyla ihalenin iptali ya da feshi durumu, ihaleyi yüklenenin işi gerçekleştirmesinin olanaksız hale gelmesi, ek ödeme anlaşmazlığı, maliyet yükselmesi ve işin terki gibi nedenlerle ihale karar pulu iadesi söz konusu olamayacaktır. Ayrıca vurgulamak gerekmektedirki söz konusu ihale konusu işlerle ilgili olarak sözleşme düzenlenmiş ise, bu sözleşmelere ait damga vergisi ilgililerine iade edilmeyecektir. Yapılan düzenleme, iptal edilen sözleşmelerin damga vergisinin iadesine imkan vermemektedir.

Tüm bu hususlara ilaveten, ihale ya da sözleşme feshedilmemiş olsa da ihale karar pulunun yani damga vergisinin iadesi mümkündür. Bu taleple açmış olduğumuz davalar olumlu neticelenmiştir.

 

Her hakkı saklıdır. Bu yazı içeriğinde yer alan bilgiler, eteysehukuk.com a atıf yapılmaksızın kullanılamaz. Atıf yapmadan, kısmen veya tamamen alıntı yapılması halinde ilgililer hakkında hukuki ve cezai yollara müracaat edilecektir.