Bireylerin ya da şirketlerin, kazançlarına kazanç katmak amacıyla yasa dışı para kazanmalarını ifade eden karapara aklama, 21. yüzyılın önemli hukuki sorunlarından biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Sosyal, ahlaki ve ekonomik olarak da anlam ihtiva eden karapara aklama; sosyal hayata zarar veren, ekonomik düzenin kurallarını ve usullerini hiçe sayan, suç sonucu elde edilmesi nedeniyle ahlaki aykırılık barındıran bir yapıya sahiptir.

Yasal süreçlerden geçilerek mali sisteme sokulmuş gibi gösterilen karapara, bu yönünden dolayı uluslararası piyasalarda kolayca fark edilememektedir. Paranın, piyasa denetleyicilerinin dikkatini celp etmeyecek şekilde başka varlıklara dönüştürülmesi, paranın meşruiyetinin sorgulanmasını da haliyle zorlaştırmaktadır. Genel olarak; yerleştirme, ayrıştırma ve bütünleştirme aşamalarından oluşan karapara aklama; mantarlama, yanlış isimle hesap açma, finansal kuruluşlarla işbirliği yapma, nakit kaçakçılığı ve finans dışı sektörlerle çalışma gibi yöntemlerle gerçekleştirilmektedir.

Karapara aklamanın ilk olarak Amerika Birleşik Devletleri ve İtalya’da suç olarak nitelendirilmesi, uluslararası hukukun bu suça bakışını etkilemiştir. Özellikle Birleşmiş Milletler, karapara aklamanın önlenmesi ve cezalandırılması hususunda birçok antlaşma yapılmasına önayak olmuştur. Yine; Avrupa Konseyi, Avrupa Birliği ve Mali Eylem Görev Grubu da suçun önlenmesini ve cezalandırılmasını öngören kurallar ve tavsiyeler belirlemiştir. Suçun, devletlerin ekonomik düzenini ve hukuki yapısını etkileyen tarafı, kuşkusuz uluslararası mücadeleyi de gerekli kılmaktadır. Bu bakımdan uluslararası piyasaların etkinliğinin ve güvenilirliğinin arttırılması, uluslararası hukukun da üzerine düşen görevi yapmasıyla mümkün olacaktır.

TÜRK CEZA KANUNU’NA GÖRE AKLAMA SUÇU

Hukuk sistemimizde ilk olarak 4208 sayılı Kanun ile tanımlanan aklama suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama başlıklı 282 nci maddesinde yeniden düzenlemiştir.

Maddeye göre;

Alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini, yurt dışına çıkaran veya bunların gayrimeşru kaynağını gizlemek veya meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak maksadıyla, çeşitli işlemlere tâbi tutan kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

Birinci fıkradaki suçun işlenmesine iştirak etmeksizin, bu suçun konusunu oluşturan malvarlığı değerini, bu özelliğini bilerek satın alan, kabul eden, bulunduran veya kullanan kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Bu suçun, kamu görevlisi tarafından veya belli bir meslek sahibi kişi tarafından bu mesleğin icrası sırasında işlenmesi halinde, verilecek hapis cezası yarı oranında artırılır.

Bu suçun, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır.

Bu suçun işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

Bu suç nedeniyle kovuşturma başlamadan önce suç konusu malvarlığı değerlerinin ele geçirilmesini sağlayan veya bulunduğu yeri yetkili makamlara haber vererek ele geçirilmesini kolaylaştıran kişi hakkında bu maddede tanımlanan suç nedeniyle cezaya hükmolunmaz.

SUÇUN İŞLENİŞ BİÇİMLERİ

1.Yurt Dışına Çıkarma

Yurt Dışına Çıkarma Kanunda öngörülen ilk seçimlik hareket, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin yurt dışına çıkarılmasıdır. Yurt dışına çıkarma eylemi, suç gelirlerinin aklayıcılar ya da görevlendirecekleri kuryelerce fizikî olarak kara, hava ya da demiryolu ile yurt dışına çıkarılması ya da gönderilmesi şeklinde gerçekleştirilebileceği gibi, bu fiilin bankacılık sistemi ya da posta havalesi gibi yollar kullanılarak da işlenebileceği şüphesizdir.

2.Çeşitli İşlemlere Tabi Tutma 

4208 sayılı Kanunda yer alan “değerlendirme”, “iktisap etme”, “bulundurma”, “kullanma”, “kaynak, nitelik, zilyet veya malikinin değiştirilmesi veya gizlenmesi” hareketleri, TCK 282 nci maddede “çeşitli işlemlere tabi tutma” hareketi kapsamına alınmıştır. Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin sermaye piyasası araçlarına yatırılması, sigorta poliçesi alınması, mali sisteme sokulması, mali sistem vasıtasıyla yurt içinde transfer edilmesi, birden fazla hesaba aktarılması ve daha sonra tekrar birleştirilmesi, başkası adına banka hesabına yatırılması, yasal yatırım olarak kullanılması gibi hareketler, meşru yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırma saiki ile işlenmesi şartı ile aklama suçunu oluşturacaktır.

3.Vergi Cennetleri Aracılığıyla Aklama

Vergi cennetleri, özellikle kıyı bankacılığı (off-shore) ve paravan şirketler vasıtasıyla suç gelirlerini aklamanın kolay olduğu ve kullanıldığı yerlerdir. Kıyı bankacılığı, genellikle serbest bölgelerde kurulan merkezlerde faaliyet gösteren ve ülke içerisindeki bankacılık sisteminin tabi olduğu kanuni düzenlemelerin kapsamı dışında tutularak, getirilen mali ve hukuksal avantajlar sayesinde cazip çalışma koşullarının sağlandığı bankacılık türüdür. Kıyı bankaları özel banka olmayıp, temel olarak diğer bankalar gibi mevduat toplamakta, kredi vermekte ve güvene dayalı işlemler yapmaktadır. Ancak bu bankalara yatırılan mevduat, devlet garantisi altında olmamaktadır.

4.Oto Finansman ile Aklama

Oto finansman yönteminde suç geliri, off shore merkezinde faaliyet gösteren bir bankaya yatırılmakta, daha sonra aklayıcı, ülkesindeki bir bankaya başvurarak off shore hesapta bulunan hesabı teminat göstermek suretiyle kredi talebinde bulunmaktadır. Kredi alındıktan sonra, kredinin ödeme süresi geldiğinde kredi borcu kasten bankaya ödenmemekte ve bunun üzerine krediyi veren banka, teminat olarak off shore bankasındaki teminattan borcu tahsil ederek, suç gelirini aklamış olmaktadır.

5.Kumarhanelerin Kullanılması

Kredi açılması, vade uzatımı, kiralık kasa hizmeti, çeklerin ciro edilmesi gibi birçok finansal işlemin gerçekleştirilmesine olanak sağlayan kumarhaneler, çok büyük miktarlarda nakit paranın söz konusu olduğu ve nakit yoğun olarak çalışan işyerleridir. Aklayıcılar, yüksek meblağları kumarhaneye yerleştirebilir ve parasını başka yere götüreceği tehdidiyle de herhangi bir bildirim yapılmamasını sağlayabilirler. Bu şekilde yatırılan para, artık kumarhane çekleri ile her an çekilebilir veya transfer edilebilir.

6.Lüks Mal Ticareti Yoluyla Aklama

Otomobil, uçak, tekne ve gayrimenkul gibi lüks malların satıcılarından malları nakit karşılığı alan aklayıcılar, elde nakit halde bulunan kanun dışı gelirin nakit biçiminden kurtarılması olanağına kavuşmaktadırlar. Bu malların alımı sayesinde lüks bir hayat yaşanmakta, karapara dikkat çekmeyecek şekilde aklanmakta ve böylece suçtan elde edilen gelirin kaynağından uzaklaşılmaktadır. Bu işlem sonucu karaparayla satın alınan varlıkların başka bir yerde veya başka bir ülkede satılması ile kaynaktan daha da uzaklaşılmaktadır. Ayrıca bu mallar suçlular arasında ödeme aracı da olabilmektedir.

 

Her hakkı saklıdır. Bu yazı içeriğinde yer alan bilgiler, eteysehukuk.com a atıf yapılmaksızın kullanılamaz. Atıf yapmadan, kısmen veya tamamen alıntı yapılması halinde ilgililer hakkında hukuki ve cezai yollara müracaat edilecektir.

Yorum Yapın

* ile işaretli alanlar zorunludur.